Megali İdea Nedir?

Kelime olarak “Büyük Fikir(Ülkü)” anlamına gelen Megalo İdea, Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u alarak, Bizans İmparatorluğuna son verdiği günden beri yürürlükte olan bir ülküdür.

Bizans İmparatorluğunu bir Helen İmparatorluğu olarak kabul eden Yunan milliyetçileri, “Megalo İdea” adını verdikleri büyük ülküleri ile eskiden Bizans’a ait olan tüm toprakları yeniden elde ederek, “Konstantinopolis” diye adlandırdıkları İstanbul başkent olmak üzere, büyük Helen İmparatorluğunu yeniden kurmaya hayal etmektedirler.

Bu ülkü çerçevesinde; önce Yunanistan’ın bağımsızlığı elde edilecek, ardından Ege adaları, Batı Anadolu, Karadeniz bölgesi, Rodos, Girit, Bozcaada, Kıbrıs, Epir, Makedonya, Batı ve Doğu Trakya ele geçirilecek ve nihayet İstanbul, Helen İmparatorluğunun başkenti olacaktır.

Megalo İdea ülküsünü besleyen, yayan esas örgütlü güç, Osmanlı Devleti içinde çok geniş imtiyazlar elde eden Ortodoks kilisesiydi.

Kilisenin kuşaktan kuşağa aktardığı bu ülkü ile yoğrulan Yunan aydınları, Osmanlı imparatorluğunu parçalamak isteyen İngiltere, Rusya ve Fransa tarafından verilen destekle, zaman içinde etkili bir hareket yaratmayı başarmışlardır.

Örneğin, 1714 doğumlu Yunan şairi Kosmos O Etolios, bütün adaları dolaşarak en etkili Megalo İdea’cı örgüt olan Filiki Eterya’dan 100 yıl önce Megalo İdea fikirlerini yaymış ve geniş destek bulmuştu.

Bu ülkü doğrultusunda en fazla çalışan ve ilk Megalo İdea haritasını yayınlayan kişi, Yunan tarihinin ünlü şairi ve ulusal kahramanı Rigas Ferreros’tur (1757-1798). Ferreros, 1791 yılında Bükreş’te bulunduğu sırada ilk haritayı çizmiş ve daha sonra 1796 yılında bu haritayı Viyana’da bastırarak Yunanca konuşulan tüm topraklarda dağıttırmıştır.

Bu haritada; Balkanların büyük bölümü, Anadolu’nun yarıdan fazlası, Ege adaları ile Girit, Rodos, Kıbrıs, Trakya ve İstanbul Yunan toprakları olarak gösterilmiştir(1)

Ferreros, bu haritadaki hedeflere ulaşmak için bir ihtilal programı ve bir de anayasa hazırlamış ve bunları da 1797 yılında yayınlamıştır.

Buna göre; Osmanlı topraklarını ve eskiden Yunanca konuşulan tümyerleri kapsayacak olan bu devletin adı “Helen Cumhuriyeti” olacaktı. Anayasasının 53. Maddesine göre de; resmi dili yine Yunanca olacaktı(2)

Oysa Ferreros’un hayalindeki cumhuriyete 1798’lerde yaşayan Yunanlı ancak 150 bin kadardı. Ve sadece İstanbul’da yaşayan Türk nüfusundan azdı. Yine sadece, Balkanlarda yaşayan Türk nüfusu 5 milyondan fazlaydı. Ne var ki, Osmanlı İmparatorluğu aleyhine genişleme emelleri besleyen İngiltere, Rusya ve Fransa, Yunan milliyetçiliğine yoğun destek veriyorlardı.

Yunan milliyetçilerinin Megalo İdea ülküsü ile, bu fikri destekleyen İngiltere, Rusya ve Fransa’nın Balkanlar, Ege, Akdeniz ve Anadolu’daki yayılma hedefi çakışıyordu. Bu nedenle Megalo İdea”ı desteklemek, kendi yayılmacı emelleri açısından çıkarlarına geliyordu. Bu destem hem imparatorluğu yıpratıyor, hem de Osmanlı devleti üzerinde bir baskı oluşturuyordu. Bundan da öte, kendi denetimlerinde olacak yayılmacı bir Yunanistan’ı kendi sömürgeci emelleri için kullanabileceklerdi.
Megalo İdea hedeflerini gerçekleştirmek için 1814 yılına kadar Avrupa’nın çeşitli kentlerinde değişik örgütler kurulmuştur. Bunlardan en etkili olanı, 1814 yılında Rus Çarı I. Aleksandr’ın yaveri Aleksandr İpsilantis tarafından kurulan Filiki Eterya’dır.

Odessa’da kurulan Filiki Eterya’nın ilk hedefi, Yunanistan’ın bağımsızlığını elde etmek ve daha sonra Megalo İdea haritası içindeki hedeflere yayılmaktı.

Filiki Eterya’nın ilk hedefine ulaşarak, Yunan isyanını başlatması ve bağımsız Yunan devletini kurmasından sonra, 1894 yılında Atina’da Yunan ordusu içinde Etniki Eterya örgütü kurulmuştur.

Filiki Eterya’nın 1876 yılında dağıtılmasından sonra kurulan Etniki Eterya’nın amacı ise Girit’in, Trakya ve Batı Anadolu’nun istilasıdır.

1919 yılına kadar faaliyet gösteren bu derneğin, İstanbul’da da Kordus Derneği adlı (Rum Göçmenleri Merkez Komitesi) patrikhaneye bağlı bir kolu vardı(3).

Etniki Eterya’dan sonra, onun devamı niteliğinde ve aynı amaçları güden “Mavri Mira” adlı örgüt 1919 yılında kurulmuştur.

1922 yılına kadar faaliyetlerini sürdüren bu örgüt de, diğerleri gibi Megalo İdea hedefleri doğrultusunda Anadolu’nun istilası, Pontus devletinin kurulması, Yunan-İngiliz; Yunan-Ermeni işbirliğinin sağlanması için çalışmıştır(4).

İstanbul’da kurulan bu örgüt, Kurtuluş Savaşı’nın başarıya ulaşmasının ardından 1922’de dağıtılmıştır.

Megalo İdea’nın hedeflerini daha iyi görebilmek için Filiki Eterya ve Etniki Eterya’Nın programlarına kısaca bakmakta yarar vardır.

Filiki Eterya’nın programlarında şu hedefler belirtilmektedir:

· Yunan ulusuna bağımsız bir ülke sağlamak
· Batı Trakya ve Selanik’in ilhakı
· Ege adalarının ihlakı
· Oniki ada ve Girit’in ilhakı
· Batı Anadolu’nun ilhakı
· Kıbrıs’ın ilhakı
· Pontum Rum devletinin yeniden kurulmsı
· İstanbul’un ele geçirilmesi ve Bizans İmparatorluğu’nun yeniden diriltilmesi(5)

Bu liste içinde Epir ve Makedonya görülmemektedir. Daha sonraları bu iki bölgenin de hedefler içinde oludeğu açıklanacaktır.

Filiki Eterya’nın bu prgoramı gerçekleştirmek için nüfusu ve 50 bin kilometrekareyi bulmayan toprağı ile, bağımsız bir devlet olan küçük Yunanistan, hep Osmanlı İmparatorluğu aleyhine yayılarak, yüzyıldan az sürede üç kat genişlemiştir(6).

1894 yılında kurulan Etniki Eterya’nın Türklere bakışını ve Megalo İdea konusundaki tutumunu ortaya koyan bildiri dikkat çekicidir. Bildiride özetle şunlar vurgulanmaktadır(7):
· Ezeli ve ebedi düşmanımız Türklerdir.
· Megalo İdea’yı gerçekleştirmek için savaş esastır.
· Mukadder olan vaktin gelmesinden sonra, ezeli ve ebedi düşmanımız Türklere taarruz edilecektir.
· Tanrının yardımı ile Megalo İdea kesin olarak gerçekleşecektir.

Bu yayılmacı fikirlerin sadece gizli örügtlerde benimsenmediğinin ilk kanıtlarından biri, Yunan Meclisinde yapılan konuşmalar ve Yunan hükümetlerinin açıklamalarıdır.

Örneğin 1844 yılı Ocak ayında Yunan Meclisinde konuşan Yanni Koletti adlı milletvekili şunları söylemiştir:

“… Yunan krallığı Yunanistan değildir. Sadece Yunanistan’ın en küçük ve en fakir parçasıdır. Yunanlı sadece krallık ülkesi halkı değildir. İyonya, Selanik, Serez, Edirne ve İstanbul, ya da Trakya ve Girit, Sisam adası ve Yunan tarihi ile Yunan ırkına bağlanan tüm bölge ve yörelerde yaşayan halklardır. Elenizmin iki büyük başkenti vardır. Atina, krallığın başkenti, İstanbul ise büyük başkent, tüm Yunanlıların ümit ve hayallerinin kentidir(8).”

Rigas Perreros’un, Filiki Eterya’Nın ve Etniki Eterya’Nın görüşleri bu şekilde Yunan Meclisine yansıdıktan sonra Vezinelos’la birlikte hükümet politikalarını oluşturmaya başlamıştır. Venizelos, 1906’da açıkladığı “Büyük Yunanistan” programını, 1922’de Türk Kurtuluş Savaşı ile bozguna uğratılmalarına kadar sürdürdü.

1909 ihtilaninin ardından 18 Ekim 1910’da iktidara gelen Venizelos, Megalo İdea hedefleri doğrultusundaşu programı uygulamaya koydu:

· Ege Denizi Yunan denizi olacak
· İki kıtaya ve 5 denize açılan Yunanistan gerçekleşecek
· Yunanistan’ın bir ayağı Avrupa’da, bir ayağı Asya’da olacak
· Bizans İmparatorluğu yeniden kurulacak

Venizelos Yunanistan’ı, bu amaçları doğrultusunda sürekli olarak yayılmaya davet etti.

Bu yayılma politikası sonunda 1830’larda 50 bin kilometrekare, 1913’te imzalanan Bükreş anlaşması ile de tam bir kat genişleyerek, 120 bin kilometrekareye çıkmıştır.

1830’larda 1.5 ilyon olan nüfusu da buna paralel olarak 4.5 milyona ulaşmıştır.

Yunanistan, bu süre içinde Avrupa’nın en büyük Türk kenti olan Selanik’i ve 1908 yılında da Türk halkını toplu katliamdan geçirdikleri Girit’i kendi topraklarına katmıştır.

Bu gelişmelerden sonra Venizelos, “Büyük Yunanistan”a olan inancını dile getiren şu ifadeleri kullanıyordu:

“Gençliğimden beri ben Skiros Adasını (Ege Denizinin ortasındadır), Elenizmin coğrafi merkezi saymışımdır.”

Bükreş antlaşması ile kazandığı topraklar karşısında iyice heyecana kapılan Venizelos, dönemin Yunan İçişleri Bakanı Emanuel Repulis’e şöyle diyordu:

“Şimdi artık gözlerimizi doğuya çevirme zamanı geldi.”

Venizelos’un hesapları, Atatürk önderliğindeki Türk milleti tarafından bozulmasaydı; Yunanistan, Venizelos döneminde 250 bin kilometrekareye ulaşmış olacaktı.

I. Dünya Savaşını İngiltere ve müttefiklerinin kazanacağını hesap ederek, son anda onların yanında savaşa giren ve savaştan sonra da Anadolu’dan toprak talebinde bulunan Venizelos, Paris Barış Konferansı’na 30 Aralık 1918’de sunduğu toprak isteklerinde, Megalo İdea hedefleri doğrultusunda şu bölgeleri talep ediyordu: 1) Kuzey Epir (Güney Arnavutluk), 2) Batı ve Doğu Trakya (İstanbul dahil), 3) Batı Anadolu (Bursa, İzmit, İzmir, Aydın ve civarı), 4) İmroz, Bozcaada, Sakız, Rodos, Oniki Ada, Meis, 5) Pontus, 6) Kıbrıs.

KAYNAK: İsmail, Sabahattin-; Kıbrıs Sorununun Kökleri (İngiliz Yönetiminde Türk-Rum İlişkileri ve İlk Türk-Rum Kavgaları), Akdeniz Haber Ajansı Yayınları, İstanbul 2000, s. 5-12.

DİPNOTLAR:

1) F. Kürşat, M. Altan, S. Egeli, Belgelerle Kıbrıs’ta Yunan Emperyalizmi, 1978, s. 28-29.
2) Dimitri Kitsikis, I. Singritiki İstoratis Elladoske Turkiastan, 20 Atina, 1978’den özet çeviri. Abdürrahim Dede, Türk Dünyası Araştırmaları Dergisi, Yıl: 2, Cilt: 2, Sayı: 8, Ekim 1980, s. 97-144.
3) Nurettin Türsan, Yunan Sorunu, Sayfa 35-36, Ankara 1987.
4) A.g.e., s. 35-36.
5) Selahattin Salışık, Türk-Yunan İlişkileri Tarihi ve Etniki Eterya, 1968.
6) Nurettin Türsan, a.g.e., s. 40-41.
7) A.g.e., s. 40-41.
8) A.g.e., s. 29.

Visited 19 times, 1 visit(s) today

4 comments

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir